DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu

‘Hayatta değerli ve anlamlı her şeyin merkezinde sadakat var’

‘Hayatta değerli ve anlamlı her şeyin merkezinde sadakat var’
09.02.2021
57
A+
A-

Gözde Seda Altuner, 1982 doğumlu, 38 yaşında… Tokat’ta dünyaya gelen Altuner dört kişilik bir ailenin en küçüğü. Liseyi bitirince Yeditepe Üniversitesi Radyo Televizyon bölümünü kazanıp İstanbul’a taşınıyor. Bir yıl sonra Müjdat Gezen Sanat Merkezi Konservatuvar sınavlarına giriyor. Altuner “Aklım hep konservatuvardaydı zaten. Kazandım… Sonra yavaş yavaş diziler, oyunlar başladı ve böyle gitti” diyor. Kamera karşısına ilk kez ‘Eşref Saati’ dizisiyle 2007’de geçmiş. ‘Kocan Kadar Konuş: Diriliş’, ‘Celal ile Ceren’ gibi sinema filmlerinde de rol alan Altuner, Kanal D’de yayımlanan ‘Sadakatsiz’de çarşamba akşamları Gönül karakteriyle karşımızda. Dizide en çok merak edilen karakterlerden biri. “Gönül olmak çok yorucu ama zeki bir kadın” diyen Gözde Seda Altuner ile konuştuk…

Oyunculuğa başlamaya nasıl karar verdiniz? Merakınız nasıl başladı?

class=’cf’>

Küçüklükten beri hep aklımdaydı. Çocukken oynadığımız oyunları düşünüyorum. Küçük bir şehirde yaşadığımız için arkadaşlarımla beraber çok vakit geçirirdik. Çok özgürdük çocuk olarak. Çok güzel oyunlar kurup oynardık. Şimdi baktığımda şaşırıyorum, bayağı doğaçlama yaptırıyormuşum herkese. “Sen şu ol, ben bu olacağım” gibi roller verip yönetiyormuşum hepsini. Okuldaki müsamerelerin en çok öne atlayan kızıydım her zaman.

Tiyatro, sinema izler miydiniz?

Nadiren İstanbul ve Ankara’dan oyunlar gelirdi. Koşa koşa giderdim. 15-16 yaşımdayken Genco Erkal’ı izledim, ‘Yalınayak Sokrates’ oyununda. O gün dedim ki oyunculuk benim hayalim değil, gerçeğim olacak. Bu yoldan dönmeyeceğim, ne gerekiyorsa yapacağım. İşte böyle başladı ikna çabası…

Ailem destekçim oldu

Aileniz oyuncu olmanızı desteklemedi mi; istemiyorlar mıydı?

Aslında çok destek oldular. Lisede hocalarım “Bu kızı konservatuvara gönderin” diyorlardı. Ama ailemde daha çok “Oyunculuk hobi olsun, bir mesleğin, altın bileziğin olsun” düşüncesi vardı. Üniversiteye başka bölümden girip oyunculuğa geçmek, klasik hikâyedir bütün oyuncular için… Yeditepe Radyo Televizyon bölümüne başladım. Şehir Tiyatroları’ndaki bütün oyunları izledim. Okulun tiyatro kulübünün kapısından hiç ayrılmadım. Sonra ailem de oyunculuğa ikna oldu. En büyük hayalim zaten Müjdat Gezen’de oynamaktı. Çok şanslıyım ki yolun başında da süreç içinde de ailem destekçim oldu.

Sadakatsiz’de Gönül karakterine hayat veriyorsunuz. Gönül nasıl biri?

class=’cf’>

Ahh Gönül (gülüyor)… Gönül yordu beni, şu an lafa girerken bile yordu. Kontrol delisi bir kadın. Güç onun için çok önemli. Bu tarz karakterler genelde özünde çok güçsüz ve zayıftır. Bu yüzden ikilemde kalır ve iyice saçmalar. Dışarıdan bakan o tarz kişileri komik ve sinir bozucu bulabilir. Gönül de tam böyle bir karakter. Ailesine aşırı düşkün, özellikle çocuklarına… Ama işte o koruma içgüdüsünün kontrolünü sağlayamadığı için zarar veriyor. Kötü bir insan olduğunu düşünmüyorum; hatta çok zeki ancak bunu doğru kullanamıyor. Yani oturup bir düşünse saçmaladığını fark edecek ama o kadar alengirli işler peşinde ki bunu düşünmeye vakti yok…

Herkesin Gönül’ü var

İzleyiciden nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Gönül’e çok gülüyorlar… Genelde gülerek ama biraz kızgın tepki veriyorlar. Ah Gönül ah… Yani sağ olsunlar oyuncu olarak bana çok güzel şeyler söylüyorlar. Çok tatlılar. Şu ana kadar kötü bir tepki almadım.

Rol size geldiğinde nasıl emin oldunuz Gönül’den? Sizi en çok neyi etkiledi?

Çok tanıdık olması beni  etkiledi. Gerçek hayatta karşılığı çok net, var. Herkesin hayatında yakın çevresinde olmasa bile mecbur kaldığı bir Gönül vardır. Sınırlarını bilmeyen, paraya güce sahip olunca kendinde her şeyi yapmaya hak gören, bunu kötüye kullanmaya çalışan, şuursuz ama her şeyi bildiğini zanneden…. İnsanlar izlerken çok kızsa da yakın ve tandık bulacaklarından emindim. Malzemesi bol bir rol. Çok eğleniyorum onunla…

Gönül karakterinin sizinle benzerlikleri var mı?

class=’cf’>

Apayrıyız tabii ki. Çok şükür… Ama belki yüksek enerjimiz benziyor olabilir. Birçok şeye mizahla yaklaşırım, onu da Gönül’e katmaya çalışıyorum. Yani mizahla olayların etkisini biraz hafifletme durumunu… Onun dışında çok şükür ki yok. Çok yorucu bir hayat olurdu. Gönül olmak bence çok yorucu.

Sizi ‘Gözde Altuner’ olarak anlatan özellikleriniz neler? Neler yapmaktan hoşlanırsınız?

Set haricinde  iki tane harika kedimle vakit geçiriyorum. Evimi ve evde vakit geçirmeyi seviyorum. Genelde evde sosyalleşirim,  çok sevdiğim arkadaşlarımın evinde veya benim evimde buluşuruz. O yüzden bu pandemi kısıtlamaları çok sarsmadı beni. Kendi alanına, sınırlarına çok değer veren biriyim. Duygularımı yüksek, yoğun yaşarım. Bunun da mesleki anlamda çok faydasını görüyorum. Ailem ve arkadaşlarım çok önemli benim için… En önemli hatta. Bir de çok tez canlıyım.

Aşkın yeri başka

Arkadaşlık benim için çok önemli dediniz… Peki hayatınızda arkadaşlar ve aşk arasında bir seçim yapmanız gerekirse hangisi ağır basar?

Aşk o kadar uzun süredir hayatımda yok ki mecburen arkadaşlık diyeceğim (gülüyor)… İkisinin de yeri çok başka ve çok değerli. 

’Sadakatsiz’ bir aldatılma hikâyesi… Peki sizin için ‘sadakat’ ne demek? Hayatınızdaki yeri ne?

Sadakat herkes için, bütün hayatı yönlendiren, en önemli mesele… Benim için de öyle tabii. Bütün hikâyelerimin asıl yazarı o. Hayatta değerli, anlamlı olan her şeyin merkezinde o var. Başta, insanın kendisiyle olan ilişkisinde önemli yeri var sadakatin. Çünkü oradan başlıyor her şey. Dürüstlük kişide başlıyor ve dünyaya yayılıyor.

Uzun süredir bu sektördesiniz ve ekrandasınız… Canlandırdığınız karakteri hayata geçirirken toplumu gözlemliyorsunuzdur. Nasıl izlenimleriniz var?

Yani biz çokrenkli bir toplumuz. Çok farklı coğrafyalardan, farklı dinamikleri olan insanların bir araya geldiği bir toplum… Bu da tabii bizim mesleğimiz için çok fazla renk ve malzeme demek oluyor. Bence toplumumuz da benim gibi biraz tez canlı. Duygularımız çok önde, tepkilerimiz çok ani olabiliyor.

Hayatta değerli ve anlamlı her şeyin merkezinde sadakat var

Çok iyi dizilerde oynadım ama ilk kez bir dizimi başından sonuna izliyorum

◊ ’Sadakatsiz’ bu sezonun en çok izlenen dizileri arasında… Nedir bunun sebebi?

Herkes işini iyi yaptığı zaman ortaya etkileyici, izleyiciyi alan bir iş çıkması kaçınılmaz. Başarılı senaryo, iyi bir reji, işinin ehli oyuncular ve çok iyi bir yapım… Tüm bunlar bir araya geldiği için o çizginin üzerine çıktık. Sonra da merakla takip etmeye devam ettiler. ‘Sadakatsiz’ de tüm ekip çok iyi olduğu için izleniyor.

◊ Her gün ekrana yeni projeler geliyor. Neden ‘Sadakatsiz’i izlemeliyiz?

‘Sadakatsiz’ benim baştan sona, yayında izlediğim tek işim. Çok iyi işlerde oynadım ama böyle oturup uzun uzun çok dizi izleyebilen biri değilim. Ama beni bile ekrana kilitleyebilmesinin tek sebebi, çok alışkın olduğumuz o sadakatsizlik hikâyesinde, hiç alışkın olmadığımız tepkiler görüyor olmamız. Herkesin hayatında çok önemli bir yeri var sadakat konusunun. Olumlu veya olumsuz anlamda… Seyirci nasıl her hafta yayını heyecanla bekliyorsa biz de senaryo e-postamıza düşse de okusak diye heyecanla bekliyoruz.

◊ Çekimler nasıl gidiyor? Yorucu mu?

Kendi adıma çok eğleniyorum, çok mutluyum. Tabii ki yorucu oluyor ama bu mesleğin doğasında bu var. Bu yorgunluk, böylesine mutlu olduğun bir işin içinde olduğun zaman dünyanın en güzel duygusu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.