DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C

Travmayı sonunda anladık ama yanlış anladık!

Travmayı sonunda anladık ama yanlış anladık!
25.02.2022
95
A+
A-

Melis: Bugün bizim Meltem (Fıratlı) bana şöyle bir şey anlattı: Çocuklu bir arkadaşının evinde toplanmışlar. Küçük oğlan birden ışıkları kapamış. Bir arkadaşları da “Rüzgâr kapama ışığı, ben karanlıktan korkarım” demiş. Bu sefer anne şöyle bir kaş göz yapıp “Olur mu canım, karanlık korkulacak bir şey değil” diye araya girmiş. Çocukların yanında konuştuğumuz şeyler önemli tabii. Şimdi bu çocuk sence karanlıktan korkmaya başlayacak mı? Bir yandan da bu kadar kolay mı? Yani hayatın içinde neyi duyup duymadıklarını nasıl kontrol edebiliriz ki sürekli?

Gizem: Amaaan, her şey travma mı ya? Ben bu kadarına katılmıyorum. Çocuklara travma yaratmayalım diye travma delisi olduk. Bu nesil anne-babaların hassasiyeti bu konu bence. Hayatta deneyim diye bir şey var bana göre. Bizim Yücel (Sönmez) de senin ikizlerle müzayedeye gitmene “Çocuklar için travma olmuş” demişti. Satın alma yarışına girdikleri için… Oysa hem sanatı hem de finansı öğrenmişler erken yaşta. Güzel bir ticaret deneyimi (gülüyor)… Ayrıca bir dönem karanlıktan korkmayan çocuk mu var! Bizler bile korkuyoruz hâlâ bilmediğimiz yerlerde karanlıkta kalınca. Bence annesi doğru bir genelleme yapmamış. “Evet, karanlık herkesi ürkütebilir, bu çok doğal” deyip çocuğun duygusunu normalleştirirdim ben olsam.

Melis: Bir psikiyatr şöyle demişti: Bırak kendi evlerinde yani en güvenilir ortamlarında biraz travma yaşasınlar. Dışarıda yaşayacaklarına hazırlanmış olurlar.

Gizem: Korkmalarından korkuyoruz, kötü anıları olmasından korkuyoruz, yanlış anlamalarından korkuyoruz ama bu çocuklar bu duyguları, kısacası yaşamayı nasıl deneyimleyecek? Lorin’i götürdüğüm çocuk psikoloğu da bana “Hayatta olumsuz duyguların da olduğunu mutlaka bir gün görecek. Bunu sevdiği ve güvendiği insanlardan görmesi onu dış dünyaya hazırlar” demişti. Ben de o gücü aldım arkama, o gün bugün vicdanım rahat carlıyorum Lorin’e (gülüyor). Ama üç arkadaşımdan ikisi çocuğuna travma yaşatma kaygısı duyuyor. Ama acaba nedir travma aslında, neleri kapsıyor?

Melis: Sistematik şiddet uygulanan ve aşağılanan çocuklarda geri dönüşü zor birtakım travmalar oluyordur elbet. Niyet çok önemli ebeveynlikte bence. İyi ebeveyn olmanın önemine inanan, bunun için çaba harcayıp kendini geliştiren ve her şeyden önce evladını anlamaya çalışan bir ebeveyn, bazen hata yapıyor diye büyük bir travma yaratmaz diye düşünüyorum.

Gizem: Katılıyorum. Hatalarımız olacaktır ama çocukların yaşayacağı kötü deneyimlerin toplamına travma demek doğru değil. Başka sorunlara yol açabilir bu durum. Bak uzman psikolog Oya Çanak neler diyor…

DAYANIKLILIK ARTTIKÇA STRESİ TOLERE EDER
Uzman psikolog Oya Çanak

– Travma, başımıza gelen tehlikeli, şiddet içeren ve/veya yaşamımızı tehdit eden zorlayıcı olayları (Doğum travması, duygusal ihmal, şiddet, zorbalık, ölüm, doğal afetler) bizzat yaşamamız ya da bir diğer kişinin yaşamını tehdit eden olaya maruz kaldığını gördüğümüz deneyimler olarak adlandırılır.

– Bu tür deneyimler bedenimizin ve zihnimizin yanıt vermesi için fazla karmaşıktır. Uyarım yoğun olur ve beden kendini tehdit altında hisseder. Bu tür durumlarda kişi kendisini çaresiz ve kontrolü kaybetmiş bulabilir.

– Travmatik yaşantı, yoğun strese yol açan sarsıcı bir durumdur. Travma anında stres boşaltacak tepkiler olmadığında ruhsal kalıntılar oluşabilir.

– Travma deneyimi sonrasında çocuklar ayrılıklara karşı büyük direnç gösterebilir, yoğun utanç hissedebilir, uyku bozukluğu ve yoğun duygusal regülasyon sorunları yaşayabilir. Travma anı çocukta kopma, hissizlik, hareketsizlik, kapanma yaratabilir. Çocukluk çağında travmatik deneyimlere maruz kalmak, yetişkinlikte psikolojik ve fiziksel sağlık sorunlarına yol açabilir.

– Örneğin, bir bebek için bakım verenden ani ve uzun süreli ayrılma travmatik olabilir çünkü bebekler, bu sürecin atlatılması için yeterli savunma düzeneğine sahip değildir. Bebek bu ani değişime yoğun ağlamalarla cevap verebilir, yanıtsız kaldığında donma tepkisi gösterebilir. Bebek ve çocukların duyarlı, esnek ve akışta bir bakıma ihtiyaçları vardır. Bebek, ebeveyninin bakımıyla strese dayanıklılık geliştirir.

– Çocukların başına gelen her korku, endişe, hüsran ve öfke duygularını getiren negatif deneyim bir travma değildir. Gün içinde olabilecek stres içeren negatif olaylar karşısında esnek dayanıklılık, yani bedenin stres ve çaresizlik duygusundan geri dönebilme esnekliği sayesinde kişi yılmazlık kazanabilir. Dayanıklılık arttıkça sinir sistemimizin stresi tolere edebilme kapasitesi genişler.

– Güven duygusu yüksek, sosyal dünyaya açık olan çocuk, düşük savunma tepkileri gösterir. Böylece çocuk topraklanmış şekilde, merak duygusuyla öğrenmeye açık bir hale gelebilir.

– Çocuklarımızın gündelik hayatta deneyimleyebilecekleri streslerle başa çıkabilme kapasitesine güvenmek, onlara alan tanımak, problem çözme, manevra alma kapasitesinin gelişmesine katkıda bulunur.

– Her stres içeren olayı travmatik olarak yorumlamak, çocuklarımıza karşı aşırı kontrolcü ve koruyucu olmamıza, onların duygusal zekâ ve otonomi gelişimlerine engel olmamıza neden olabilir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.